Arama Çubuğu

Vergide Dünya Halleri - 2026 / 3

Vergide Dünya Halleri - 2026 / 3
Vergide Dünya Halleri - 2026 / 3

İnsanoğlunun kaygısı saymakla bitmez;

çünkü her bilinç, kendi sonsuzluğunu taşır içinde…

Kierkegaard’ın dediği gibi,

kaygı özgürlüğün baş dönmesidir,

insan, seçebildiği kadar ürperir…

Martin Heidegger ise fısıldar:

Kaygı, hiçliğin kıyısında varlığı hissetmektir.

Ve belki en çıplak haliyle:

İnsan, yalnızca dünyadan değil,

kendi ihtimallerinden de korkar...

İşte bu kaygılardan en çağdaşımız olan  Eko-anksiyetedir.  İnsanın doğayla kurduğu ilişkinin kriz anında bilinç düzeyine çıkmasının yarattığı varoluşsal bir kaygıdır.

Bu kaygı yalnızca çevresel yıkıma değil, aynı zamanda insanın kendi eylemlerinin sonuçlarıyla yüzleşmesine yöneliktir.

Eko-anksiyete insanın özgürlüğü ve sorumluluğu arasındaki gerilimi açığa çıkarır.

İnsan, doğayı dönüştürme gücüne sahip oldukça, bu gücün etik yükünü de taşımak zorunda kalır.

Bu durum, bireyi sadece bireysel değil, kolektif bir suçluluk ve sorumluluk duygusuyla karşı karşıya bırakır.

İnsan, yalnızca kendi yaşam süresiyle değil, gezegenin geleceğiyle de ilgilenmeye başlar.

Eko-anksiyete bu anlamda patolojik değil, etik farkındalığın bir belirtisi olarak da okunabilir.

Ancak aşırılaştığında bireyi eylemsizliğe sürükleyerek paradoksal bir sonuç doğurabilir.

Sonuç olarak eko-anksiyete, insanın doğa içindeki yerini yeniden düşünmeye zorlayan felsefi bir eşik deneyimidir.

Bu uzun girişten sonra Mart ayına ilişkin vergi dünyamızdaki gelişmeleri özetleyen bültenimize başlayalım isterim. 

1. OpenAI ile Pentagon arasında yapılan anlaşma ne diyor?

OpenAI’ın yapay zekâ modellerinin ABD Savunma Bakanlığı’nın (özellikle gizli ağlarında) kullanılmasını kapsıyor.

Yani yapay zekâ artık sadece sivil kullanım değil, doğrudan askeri ve istihbarat sistemlerinin parçası oluyor.

OpenAI bu anlaşmaya bazı şartlar koyduğunu söylüyor :

  • Kitlesel iç gözetim yasak
  • Otonom (insansız) ölümcül silah kullanımına izin yok
  • Kritik kararların tamamen AI’a bırakılması yasak…

Bu anlaşma şunu temsil ediyor: Yapay zekâ artık sadece bir araç değil, iktidarın ve savaşın yeni zemini.

Ve asıl soru şu ;

 İnsan, yarattığı zekânın sınırlarını gerçekten kontrol edebilir mi ?

yoksa onu iktidar ilişkileri mi  belirler?

2. ABD’de yürütülen Türkiye Halk Bankası A.Ş. aleyhindeki ceza davasının yaklaşık 90 gün (3 ay) süreyle ertelenmesi ne anlama geliyor?

Kovuşturmanın Ertelenmesi Anlaşması, sürecinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.

Bu erteleme, hakim tarafından davanın tamamen kapatıldığı anlamına gelmiyor,

Mahkeme süreci 90 gün süreyle askıya alınıyor. Bu süre içinde banka, anlaşma şartlarını yerine getirip getirmediğini gösterecek bir “uyum/denetim” sürecine tabi tutuluyor.

Erteleme aynı zamanda ara uzlaşma yolunu ifade ediyor.

ABD Adalet Bakanlığı ile Halkbank arasında imzalanan ertelenmiş kovuşturma anlaşması, bankanın bazı şartları kabul etmesiyle (örneğin uyum programı uygulaması, belirli işlemleri yapmama vb.) dava sürecinin tamamen düşürülmesine yönelik bir çerçeve sunuyor. Bu bağlamda ertelenme, çözüm için bir ara süreç demek.

Bankanın “suç kabulü” yok; dava düşebilir.

Anlaşmaya göre: Halkbank suçlamaları resmen kabul etmiyor. Mahkeme, şartlar yerine getirildiği takdirde kovuşturmayı tamamen düşürebilir. Yani ertelenme, savcılar ve bankanın üzerinde uzlaştığı çerçevenin işleyişi için verilen süre olarak okunuyor.

Politika ve diplomatik bağlamda da önemli !

Bu dava uzun yıllardır Türkiye–ABD ilişkilerinde hukuki olduğu kadar siyasi bir krize de dönüşmüştü. Ertelenme/uzlaşma süreci, en azından kısa vadede iki ülke arasında hukuki gerginliği azaltabilir.

 Hisseler ve piyasalar üzerinde etkisi oldu. 

Erteleme kararı piyasalarda belirsizlik yaratmış, bankanın hisselerinde dalgalanmalara yol açmıştı.

Hikayesini birlikte hatırlayalım;

İran’a uygulanan ABD yaptırımları,

ABD, İran’a nükleer programı nedeniyle ağır finansal yaptırımlar uyguluyordu.

Bu yaptırımların en kritik kısmı şuydu ;

İran dolar kullanarak uluslararası ödeme yapamıyordu, İran bankaları ABD finans sisteminden dışlanmıştı ama Türkiye, İran’dan enerji almaya devam ediyordu.

Altın karşılığı enerji mekanizması; 

Türkiye, İran’dan aldığı doğal gaz ve petrolün parasını doğrudan gönderemediği için farklı bir sistem kuruldu.

İddiaya göre süreç şöyle işledi:

 Türkiye enerji ödemelerini Türk Lirası olarak Halkbank’ta tuttu, İran bu parayı altın satın alarak yurtdışına çıkardı, Böylece yaptırımlar dolaylı şekilde aşılmış oldu.

Bu sisteme basında “altın karşılığı gaz” denildi…

Gökyüzü artık yalnızca bulutların değil,

sessizce düşünen makinelerin de evidir.

Ve insan, kendi aklının yankısını dinlerken

kendi gölgesinden ürperir…

3. Yüksek Gelir Grupları Gözetim ve uyum programları kapsamında yeniden inceleme ve  denetim süreci başlamıştır. 

Yüksek harcamaların kaynağına ilişkin sorulan soruların mahiyeti;

Lüks araç nasıl aldınız?

Kredi kartı harcamalarınızı nasıl finanse ediyorsunuz?

Oturduğunuz villanın veya alınan arazi arsanın kaynağı nedir?

Çocuklarınızın eğitim masraflarını nasıl karşılıyorsunuz?

Hesabınızdaki yüksek montanlı hareketlerin kaynağı nedir?

Anlayacağınız aşkında yeni bir şey yok batı yakasında. Artık dijital çağın vergi denetim anlayışı bu şekilde her yıl güncellenerek devam edecek. 

Daha önce yapılan incelemeler ve risk analizleri güncelleniyor. Hesaplar, beyanlar ve işlemler detaylı bir şekilde yeniden gözden geçiriliyor. Hem mali kayıtlar hem de uyum programlarının etkinliği denetleniyor.

4. Özellikle Dönem Sonlarında Maliye Stok Miktar ve Değerlemelerine Yönelik İncelemeleri Artırır…

Stoklarınızın miktar ve değerinin doğruluğu, hem finansal raporlama hem de işletme yönetimi açısından kritik bir konudur.

Stokların Doğruluğunu Etkileyen Faktörler :

            1.         Fiziksel sayım hataları – Hatalı giriş/çıkış kayıtları, eksik sayım.

            2.         Kayıt hataları – ERP veya muhasebe sisteminde yanlış stok kartı veya değerleme.

            3.         Değerleme yanlışları – FIFO, LIFO veya ortalama maliyet hesaplamasında hatalar.

            4.         Zamanlama farklılıkları – Teslimat ve fiili sayım arasında meydana gelen farklar.

            5.         Hırsızlık veya kayıp – Stok yönetiminde kontrol eksikliği.

En önemlisi de kayıt dışı faturasız satışlar.

Alınması Gereken Önlemler :

Düzenli stok sayımları: Yıllık, yarı yıllık veya periyodik (aylık/haftalık) sayaçlar.

ABC sınıflandırması: Değer ve kullanım sıklığına göre stokları önceliklendirin; yüksek değerli ürünler daha sık sayılmalı.

Güvenlik önlemleri: Depolarda kamera, giriş-çıkış kontrolü, etiketleme.

Sistemsel Önlemler:

ERP ve stok takip sistemi: Tüm giriş-çıkışların sistemde doğru kaydedilmesi.

Otomatik uyarılar: Minimum stok, fazla stok, kayıp veya tutarsızlık için uyarı sistemi.

Stok değerleme metodunun standartlaştırılması: FIFO, LIFO veya ortalama maliyet yönteminin net tanımı ve uygulanması.

Muhasebe ve Kontrol Önlemleri :

Düzenli mutabakat: Sistem kayıtları ile fiziksel sayımın karşılaştırılması.

Denetim izleri: Her stok hareketinin belgelenmesi (irsaliye, fatura, depo fişi).

İç denetim: Stok yönetimi ve değerlemesini bağımsız denetçilerle kontrol etmek.

Eğitim ve Organizasyon :

Personel eğitimi: Depo ve muhasebe personelinin stok giriş-çıkış ve kayıt süreçlerinde eğitimi.

Sorumluluk tanımları: Kim hangi stoktan sorumlu, net şekilde belirlenmeli.

Sonuç  olarak , stok meselesi bir işletmenin yapısal sorunlarından birisiyse bunu

1 yıllık, 3 yıllık en son 5 yıllık projeksiyonlarla bir şekilde çözmek zorundasınız.

Aksi halde kurumsallaşma yoluna asla giremezsiniz.

Hacı Mustafa esnaf sefaletine devam edersiniz. Yani kendinizi kandırmaya heves neylersiniz…

Eko-anksiyete, dünyanın kalp atışını kendi göğsünde duyan insanın gecesidir.

Rüzgârın yön değiştirmesinde, buzulların suskunluğunda kendi hikâyesini duyar.

Varoluşçuluk, bu titreşimi bir çağrıya çevirir: özgürsün, ama iz bırakarak.

Her adım, toprağa yazılmış bir cümledir; silinmeyen ve geri dönen.

5. Kasa / Ortaklar Cari ve Adat Faizi İncelemelerine Dikkat!..

Hiç bitmeyen yapısal sorunlardan birisi de bu mesele.

 Vergi incelemelerinde en ağır yaptırımlarla karşı karşıya kalınıyor.

Kurumlar vergisi Raporu ayrı, KDV raporu ayrı ve Gelir Vergisi (Stopaj) raporu ayrı yazılıyor. Vergi ziyaı ve gecikme faizi derken işletmeyi kapatmak daha akıl karı. 

Üstelik adat faizi keşke çözüm olsa. O da değil her yıl katlanarak büyüyor bu meblağ.

En iyisi en yüksek tutarda huzur hakkı belirlemek ve onun vergisini ödemek.

Yetmiyorsa ortakların yaşam şartlarına uygun, kar eden işletmeden ortaklara kar dağıtımı yapıp yoluna devam etmek gerekiyor.

Şu bir gerçek artık, e-fatura, e-irsaliye, e-gider makbuzu, e-defter tüm mükellefleri dijital ortamda çok gö­rünür ve şeffaf hale getirdi.

Kalkıp da bu saatten sonra sahte fatura kullanmaya kalkan şirketin ben aklına şaşarım. Bu durumda aylar beklemeye gerek yok hemen ikinci ay maliye idaresi ensende boza pişiriyor. 

Artık mükelleflerin,  patron aile şirketlerinin de şapkasını önüne koyarak düşünmesi lazım yeni bir çağa geçmenin vakti geldi de geçiyor bile. Muhasebe departmanına kaynak ayırın, bir muhasebe müdürü iki yardımcı elemanınız olsun. Üstelik mali müşavir ve Yeminli Mali Müşavirlerden danışmanlık hizmeti alın bu iş uzmanlık işi. Ahbap çavuş ilişkileriyle olacak işler değil…

6.,Beyanname Dönemi Dikkat!

2025 yılında işyerlerinde hasılat tespiti yapılan mükelleflerin gelir veya kurumlar vergisi beyannamelerini vermeleri halinde, beyan edilecek kazancın tespit edilen hasılat ortalamasına göre %20’yi aşan oranda düşük olması halinde izaha davet edileceklerinden, 2025 yılına ilişkin verilen veya verilecek beyannamelerde beyan edilecek hasılata dikkat etmeleri gerekir.

İnsan, yarattığı dünyanın tanığı değil artık, faili ve yankısıdır.

Çevre etiği, bu yankıyı bir soruya dönüştürür: “Sahip misin, yoksa ait mi?”

Ağaçların sessizliği, denizlerin çekilişi bir dil olur; suçluluğun değil, hatırlamanın dili.

Zaman bükülür; gelecek, bugünün içine sızar ve insanı uykusuz bırakır.

Bir çocuğun henüz doğmamış nefesi, bugünün kararlarında titrer.

Bu kaygı, karanlık bir yük değil, içten içe yanan bir pusuladır.

Ama pusula, bakmayan göz için sadece bir ağırlıktır.

Ve insan, sonunda ya dünyayı bir yara gibi taşır ya da onu bir söz gibi tutmayı öğrenir.

7. Yatırım Fonu Kazançlarında Düzenlemeye Gidildi…

Yeni düzenlemeye göre hisse senedi yoğun fonlar ile iki yıldan fazla süreyle elde tutulan girişim sermayesi ve gayrimenkul yatırım fonlarından elde edilen kazançlarda %0 vergi oranı korunuyor ancak Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda işlem görmeyen serbest fonlar bu istisnanın dışında tutuldu. Kapsam dışındaki diğer yatırım fonu kazançları için vergi oranı %17,5 olarak belirlendi.

8. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Genel Direktörü Ngozi Okonjo-Iweala, küresel ticaret sisteminin son 80 yılın en ciddi aksaklıklarını yaşadığını açıkladı.

Kamerun'daki Bakanlar Konferansı'nın açılışında konuşan Okonjo-Iweala, çok taraflı dünya düzeninin geri dönülmez biçimde değiştiğini vurguladı. Artan jeopolitik gerilimler, iklim baskıları ve hızlı teknolojik dönüşümün hem ulusal hükümetleri hem uluslararası kurumları zorladığını belirtti. 166 üye ülkenin katıldığı dört günlük toplantıda, zayıflayan DTÖ'nün yeniden canlandırılması hedefleniyor ancak Orta Doğu çatışmasının süreci zorlaştırdığı değerlendiriliyor.

9. 49 SIRA NO’LU SMMM VE YMM KANUNU GENEL TEBLİĞİ KAPSAMINDA YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK GELİR/KURUMLAR VERGİSİ İSTİSNA, İNDİRİM VE UYGULAMA TASDİK RAPORU HAKKINDA DUYURU…

30/12/2025 tarihinde yayımlanan 49 Sıra No’lu Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Genel Tebliği’nde; mükelleflerin, gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde yer verilen istisna, indirim ve uygulamalara ilişkin işlemlerinin yeminli mali müşavirlere tasdik ettirilmesine yönelik düzenlemelere yer verilmiştir.

Tebliğde; “Mükelleflerin, istisna, indirim ve uygulama yoluyla vergi dışı tutulan işlemlerinin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olduğu, yeminli mali müşavirler tarafından düzenlenen gelir/kurumlar vergisi istisna, indirim ve uygulama tasdik raporları ile tasdik edilecektir.” ifadesine yer verilmiştir.

Bu kapsamda, e-YMM Gelir/Kurumlar Vergisi Tasdik Raporları/Rapor Oluşturma/Rapor Türü bölümüne e-YMM Gelir/Kurumlar Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporu türü eklenmiştir.

Aynı zamanda anılan Tebliğde; “Yıllık gelir vergisi beyannameleri/Kurumlar vergisi beyannameleri ve eklerinin tasdikine ilişkin (tam tasdik) sözleşme düzenleyerek beyannamelerini tasdik ettiren mükelleflerin, haklarında düzenlenecek tam tasdik raporlarının ayrı bir bölümünde söz konusu indirim, istisna veya uygulamalara ilişkin bu Tebliğ ekindeki rapor dispozisyonunda yer alan hususlara yer verilmesi şartıyla tasdik kapsamındaki işlemler için ayrıca rapor ibraz etmelerine gerek bulunmamaktadır.” ifade edilmiştir.

Söz konusu düzenleme kapsamında, e-YMM Tam Tasdik Raporunun Kapak, Genel Bilgi, Usul İncelemeleri ve Sonuç bölümünde güncelleme işlemi yapılmış ve anılan Tebliğe istinaden tüm tasdik işlemlerinin tam tasdik raporu içerisinde düzenleme imkânı sağlanmıştır.

e-YMM Gelir/Kurumlar Vergisi İstisna, İndirim ve Uygulama Tasdik Raporu Kılavuzu ek olarak eklenmiştir.

Artık bültenimizin sonuna yaklaşıyoruz. 

Yanan ormanlarda kendini görüyorsan,

bil ki o ateş senin özünden ayrı değildir;

çünkü sen de aynı tözün bir kipisin,

aynı sonsuz düzenin geçici bir ifadesi…

Keder, edilgin bir duygudur; seni küçültür.

Ama aklın ışığında, o keder sevinç’e dönüşebilir çünkü anlamak, varoluşa katılmaktır…

Öyleyse korkma dünyanın sonundan,

çünkü dünya ne başlar ne biter seninle.

Korkman gereken tek şey,

anlamadan yaşamaktır…

Ve eğer doğayı seviyorsan,

onu kurtarmaya değil,

onu anlamaya yönel;

çünkü anlamak, zaten en derin korumadır…


Kaynak:Abbas Coşar / Bodrum Gündem