|
Teknokentlerde Kazanç ve KDV İstisnasında Bildirim Zorunluluğu ile Vergi Yargısının Konuya Bakışı
4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun amacı, ülke sanayiinin uluslararası rekabet edebilir ve ihracata yönelik bir yapıya kavuşturulması maksadıyla teknolojik bilgi üretmek, üründe ve üretim yöntemlerinde yenilik geliştirmek, ürün kalitesini veya standardını yükseltmek, verimliliği artırmak, üretim maliyetlerini düşürmek, teknolojik bilgiyi ticarileştirmek, teknoloji yoğun üretim ve girişimciliği desteklemek, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yeni ve ileri teknolojilere uyumunu sağlamak, teknoloji yoğun alanlarda yatırım olanakları yaratmak, araştırmacı ve vasıflı kişilere iş imkânı yaratmak, teknoloji transferine yardımcı olmak ve yüksek/ileri teknoloji sağlayacak yabancı sermayenin ülkeye girişini hızlandıracak teknolojik alt yapıyı oluşturmaktır. Bu amacı gerçekleştiren ve bölgede faaliyet gösteren yatırımcılar, çeşitli destek ve teşvik unsurlarından yararlanmaya hak kazanmaktadır. Makalemizde; kazanç ve KDV istisnasından faydalanmada “Bildirim Kuralı”nı, kural ihlali halinde ise vergi yargısının konuya bakışını ele alıyor olacağız. Teknokentlerde Faaliyet Gösteren Mükelleflere Sağlanan Destek Unsurları Nelerdir? 4691 sayılı Kanun düzenlemeleri çerçevesinde; Teknokentlerde tasarım, yazılım ve Ar-Ge faaliyeti gerçekleştiren mükellefler bu faaliyetler sonucunda çeşitli desteklerden yararlanmaya hak kazanır. Bu destekler,
olarak sıralanabilir. Ancak, yukarıda belirtilen destek unsurlarından yalnızca Gelir/Kurumlar Vergisi İstisnası ile KDV istisnasına yönelik “bildirim” konusuna değinilecektir. Teknokentlerde Hangi Kazançlar İçin Gelir/Kurumlar Vergisi İstisnası Uygulanır? Teknokent yönetici şirketlerin Kanun uygulaması kapsamında elde ettikleri kazançlar ile Bölgede faaliyet gösteren gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerinin, münhasıran bu Bölgedeki yazılım, tasarım ve AR-GE faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları 31/12/2028 tarihine kadar gelir ve kurumlar vergisinden müstesnadır. Bu çerçevede mükelleflerin,
Gelir ya da kurumlar vergisi istisnasına konu edilecektir. Esasen istisnanın niteliği, işlemden ziyade faaliyet kazancı olduğu için istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetler nedeniyle yüklenilen gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı, kurumlar vergisinden istisna olacaktır. İstisnaya konu kazancın tespiti teknik bir konu olduğundan ayrıntısına değinilmemiştir. Teknokentlerde Hangi Teslim veya Hizmetler İçin KDV İstisnası Uygulanır? Katma Değer Vergisi Kanunu’nun Geçici 20’nci maddesi yarınca; bölgede faaliyette bulunan mükelleflerin kazanç istisnasının uygulandığı süre içerisinde (şu an için 31/12/2028 tarihine kadar) münhasıran bölgelerde ürettikleri sistem yönetimi, veri yönetimi, iş uygulamaları, sektörel, internet, oyun, mobil ve askeri komuta kontrol uygulama yazılımı şeklindeki teslim ve hizmetleri katma değer vergisinden istisna edilmektedir. Kazanç ve KDV İstisnasının Uygulamasında Kural Nedir? Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği uyarınca; bölgede faaliyette bulunan gelir/kurumlar vergisi mükelleflerinin; teslim ve hizmetlerine KDV, kazançlarına ise kurumlar vergisi istisnasının uygulanabilmesi için yönetici şirketten alınacak olan yazı ile (bölgede faaliyette bulunulduğunu ve faaliyet alanlarını gösterir yazı) bağlı oldukları vergi idaresine bildirimde bulunma zorunluluğu vardır. Zaman zaman maalesef bu bildirim zorunluluğunun sehven yerine getirilmediği durumlarla karşılaşılmakta ve istisna uygulaması bakımından mükellef ile vergi idaresi arasında uyuşmazlık oluşmaktadır. Ancak, bildirim zorunluluğunu esas değil usul olarak görmek gerektiğini değerlendirmekteyiz. Hakeza, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetine bakılması; bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması, esasın yani istisnanın ihlali anlamına gelmemelidir. Konu Özelinde Vergi Yargısı Ne Diyor? Danıştay 3. Dairesi, sırasıyla 09/02/2023 ve E.2020/1655, 2023/199 sayılı Kararı ile 09/02/2023 ve E.2020/1707, K. 2023/200 aşağıdaki Kararlarında; bildirimin yapılmaması veya geç yapılmasında kurumlar vergisi ve KDV istisna uygulamasını esas yönüyle değerlendirmiş olup hükmünü mükellef lehine kurmuştur: “Davacı şirketçe teknoloji geliştirme bölgesinde Ar-Ge faaliyetinde bulunulduğu hususunda taraflar arasında bir uyuşmazlık olmadığı, yönetici şirket tarafından 4691 sayılı Yasa kapsamında hazırlanan firma faaliyet onay yazısının da 01/04/2015 tarihinde düzenlendiği ve 18/02/2018 tarihinde davalı idareye ibraz edildiği dikkate alındığında, teknoloji geliştirme bölgesinde sözü edilen Yasa kapsamında faaliyet nedeniyle kazanç elde edilmesinin vergi istisnasının uygulanması için yeterli görüldüğü, faaliyetinin istisna kapsamında kalmadığı yönünde bir tespit yapılmadığı gibi belgenin sunulmaması ya da geç sunulması vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini değiştirmeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk görülmediği…” “…Yasa kapsamında faaliyetinin 3065 Sayılı Kanun'un geçici 20. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen teslim ve hizmetleri içermesinin vergi istisnasının uygulanması için yeterli olduğu, belgenin sunulmaması yada geç sunulması vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini değiştirmeyeceği, öte yandan, proje kapsamındaki yazılımın engellilerin günlük yaşamları için üretilmediği yönünde davalı idarece yapılmış bir teknik tespit ve araştırmanın bulunmadığı, inceleme elemanı tarafından sadece davacı şirket beyanları içerisinde yer alan " ..hatta herkesin bu projeden yararlanabileceği" ifadesinin esas alındığı olayda engellilere yönelik hazırlanmış bir yazılımın aynı zamanda engelli olmayanlar tarafından da kullanılabilmesi, bu yazılımın engellilere yönelik hazırlanmış özel bir yazılım olmadığı anlamına gelmeyeceğinden yapılan tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği…” Sorumlu vergicilik bakış açısıyla, usul niteliği taşıyan hususlara mükelleflerin her konuda olduğu gibi bu konuda da ihtilafa düşmemek adına azami hassasiyet göstermesinde; ancak usulün de esasın önüne geçmemesinde fayda olduğunu değerlendirmekteyiz. İyi ki bu tarz durumlarda Danıştay Var! Kaynak:Şaban Atuçuran / KPMG Vergi |