Arama Çubuğu

Kasa affından yararlandınız, 296 hesabı kapattınız: Şimdi ne olacak?

Kasa affından yararlandınız, 296 hesabı kapattınız: Şimdi ne olacak?
Kasa affından yararlandınız, 296 hesabı kapattınız: Şimdi ne olacak?

6736, 7143, 7326 ve son olarak 7440 sayılı ka­nunlarla dört kez tekrarla­nan bir imkândan binlerce şirket yararlandı: kasada gö­ründüğü halde fiilen bulun­mayan nakdi ve ortaklardan alacak hesaplarındaki ger­çek dışı bakiyeleri, yüzde 3 vergi ödeyerek kayıtlardan temizleme hakkı. Bu düzelt­meyi yapan şirketlerin büyük kısmı, farkı doğrudan gider ya­zıp özkaynağını eritmek yeri­ne “296 – Geçici Hesap” adı ve­rilen bir bekletme hesabında tuttu; böylece finansman gider kısıtlaması, örtülü sermaye ve devirde zarar mahsubu gibi öz­kaynak oranına bağlı hesapla­malarda daha sağlıklı görünen bir bilanço sundular. Danıştay 3. Dairesi’nin 18 Haziran 2026 tarihli kararı (E.2024/4503, K.2026/3120) ise bu beklet­me stratejisinin arkasında sa­nılandan büyük bir risk bulun­duğunu gösterdi: geçen hafta YMM-köşe yazarı Abdullah To­lu’nun da yazdığı gibi, 296 he­sabındaki tutarı geçmiş yıl kâ­rından mahsup ederek kapatan şirketler, Danıştay’a göre örtülü değil açık bir kâr dağıtımı yap­mış sayılıyor — ve stopaj bor­cuyla karşı karşıya kalıyor.

Peki farklı durumdaki şirket­ler bu karar karşısında ne yap­malı?

296 hesabını geçmiş yıl kârıy­la kapatmış ama henüz incelen­memiş şirketler için risk ne ka­dar somut?

Tarhiyat gelmiş ve dava aşa­masında olanlar için karar ne anlama geliyor?

296 hesabını hâlâ bilanço­sunda bekleten, henüz hiçbir işlem yapmamış şirketler için hangi alternatifler var?

Kararın gerekçesi gerçekten bu kadar sağlam mı, yoksa itiraz edilecek bir zayıf halka var mı?

Sırayla bakalım.

Kanun 296’yı öngörmedi, şirketler 296’yı seçti

Kasa affı kanunlarının hiçbi­rinde “296 hesabı” adı geçmi­yor. Kanun yalnızca düzeltme­nin yüzde 3 vergiyle yapılabi­leceğini söylüyor; kaydı hangi hesapta tutacağınızı söylemi­yor. Şirketler iki seçenekle kar­şı karşıya kaldı: farkı doğrudan 689 – Diğer Olağandışı Gider ve Zararlar hesabına yazıp özkay­nağı bir kalemde eritmek — ki bu bazı şirketleri borca batık­lık sınırına yaklaştırabilirdi — ya da 296’da bekletip özkaynağı yalnızca ödenen yüzde 3 vergi kadar küçültmek. Çoğu şirket, gayet anlaşılır bir muhasebe tercihiyle ikinciyi seçti. Sorun, bu tercihin kendisinde değil; bekletilen tutarın bir gün nasıl kapatılacağında.

Danıştay ne dedi, Maliye ile neden aynı çizgide

Kanun yalnızca “geçmiş yıl zararı”nın geçmiş yıl kârından mahsubuna izin veriyor. 296 hesabındaki tutar ise bir işlet­me zararı değil, bir kayıt düzelt­me farkı. Danıştay’a göre bu far­kı geçmiş yıl kârından düşmek — yani dağıtılabilir kârı bu yol­la azaltmak — kanunun öngör­mediği bir işlem; sonuç itibariy­le ortaklara aktarılmış bir değer olarak nitelendirilip kâr dağıtı­mı sayıldı ve üzerinden hesap­lanan stopaj onandı. Maliye za­ten bu görüşteydi; Danıştay’ın kararı, idarenin elini güçlendi­ren cinsten.

Üç mükellef grubu için yol haritası

1Mahsubu yapmış, henüz incelenmemiş olanlar. Burada gerçek soru zamanla­ma: kendiliğinden düzeltme ve­ya pişmanlıkla stopajı şimdiden beyan etmek mi, yoksa bir ince­lemeyi beklemek mi? VDK’nın büyük mükellef incelemeleri­ni yoğunlaştırdığı, geçen hafta bu köşede aktardığım verilere göre büyük mükelleflerin yüzde 31,3›ünün zaten incelemede ol­duğu bir dönemde, «bulunma­ma ihtimaline» oynamak git­tikçe daha maliyetli bir kumar haline geliyor. Pişmanlıkla be­yanın maliyeti yalnızca gecik­me faizi; incelemeyle gelecek tarhiyatın maliyeti ise vergi zi­yaı cezası dahil çok daha ağır.

2Tarhiyat gelmiş, dava aşamasında olanlar. Da­nıştay 3. Dairesi bu yönde ka­rar verdiğine göre, aynı konuda farklı bir sonuç beklemek ger­çekçi değil; uzlaşma seçeneği ciddiye alınmalı. Ama bu, dava­dan tamamen vazgeçmek an­lamına gelmiyor — aşağıda an­latacağım zayıf halka, temyiz aşamasında veya yeni açılacak davalarda işlenebilir bir argü­man sunuyor.

3296’da hâlâ bekletenler, henüz hiçbir işlem yap­mamış olanlar. Bu grup için asıl fırsat burada: hesabı geç­miş yıl kârıyla kapatmadan ön­ce iç kaynaklardan sermayeye ekleme seçeneğini değerlendi­rin. Sermaye artırı­mı, kâr dağıtımı değil bir özkaynak işlemi olduğu için stopaj ris­ki taşımıyor; üstelik 31 Aralık 2026’da do­lacak asgari serma­ye uyum süresine de hizmet edebilir. El­bette bu yolun kendi teknik şartları (TTK 376, sermaye artırımına konu edilebilecek kalemler) var; şir­ketinizin somut bilançosuna göre mali müşavirinizle birlik­te değerlendirilmesi gerekiyor.

Kararın zayıf halkası var mı?

Burada dürüst bir kana­at belirtmek isterim: Aynı Dairenin 2024 tarihli başka bir kararında (E.2022/3017, K.2024/5674) — kasa adatlan­dırması, yani fiktif kasa mev­cudu üzerinden hesaplanan fa­iz geliri konusunda — mahke­me, “somut ve hukuken geçerli bir tespit olmaksızın, hesap­lanan tutarın ortaklara fiilen aktarılan bir gelire dönüştü­ğünün kabul edilemeyeceği­ni” söylemişti. Yani aynı Dai­re, salt bir hesaplama/kayıt iş­leminden ortaklara gerçek bir menfaat sağlandığı sonucuna varılamayacağı konusunda da­ha önce temkinli davranmış­tı. 296 hesabının kapatılması da esasında salt bir muhasebe kaydı; ortaklara herhangi bir nakit çıkışı yok. Bu iki kararı yan yana koyduğunuzda, Da­nıştay’ın “ne zaman bir kayıt işlemidir, ne zaman gerçek bir ekonomik sonuçtur” ayrımını her zaman aynı çizgide çizdi­ğini söylemek güç. Bunun yeni bir dava kazandıracağını iddia etmiyorum — ama temyiz di­lekçesinde veya emsal aranan yeni bir davada gündeme geti­rilmeye değer bir tutarsızlık ol­duğunu düşünüyorum.

Son söz

Kasa affından yararlanan binlerce şirket şimdi bir za­manlama sorusuyla karşı kar­şıya: bu hesabı ne zaman, han­gi yöntemle kapatacak veya da­ha önce kapattıysa konuyu nasıl risksiz hale getirecek? 296’yı geçmiş yıl kârıyla kapatma­yı düşünen her şirketin, hare­kete geçmeden önce üç nokta­yı netleştirmesini öneririm: bu­gün itibarıyla 296 hesabında ne kadar bakiye var, bu bakiyeyi kapatmak stopaj doğuruyorsa yük ne olur ve sermayeye ekle­me gibi bir alternatif şirketini­zin somut durumuna uygun mu. Bunu da her zaman olduğu gi­bi müşaviriniz ve avukatınızla birlikte değerlendirin.


Kaynak:YMM Zeki Gündüz / www.dunya.com