|
Bölgesel yönetim merkezleri ve nitelikli hizmet merkezleri
Bölgesel yönetim merkezleri hayatımıza, 2012 yılında, Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde yapılan düzenlemeyle girdi. Nitelikli hizmet merkezleri ise halen TBMM gündeminde bulunan, bazı vergi kanunlarında değişiklik öngören kanun teklifi ile gündeme geldi. Her iki kurum birçok yönüyle benzeşiyor. Ayrıştıkları noktalar da var. Aşağıda her iki kuruma ilişkin düzenlemeleri karşılaştırmalı olarak özetledim. Hukuki statüleri
Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu Uygulama Yönetmeliği’nde yapılan düzenleme kapsamında bölgesel yönetim merkezleri, irtibat bürosu olarak faaliyette bulunuyor. Nitelikli hizmet merkezleri ise Doğrudan Yabancı Yatırımlar Kanunu’na eklenmesi öngörülen bir maddeyle mevzuatta yer almış olacak. Teklifte nitelikli hizmet merkezlerinin, sermaye şirketleri statüsünde olması öngörülüyor. Kuruluş ve çalışma koşulları Yabancı ülke kanunlarına göre kurulan şirketlere, Türkiye’de ticari faaliyette bulunmamak koşuluyla, irtibat bürosu açma izni veriliyor. Bölgesel yönetim merkezleri de bu kapsamda kuruluyor ve ticari faaliyette bulunamıyor. Kanun teklifinde önerilen düzenlemeye göre, nitelikli hizmet merkezlerinin, ilişkili şirket veya şirketler topluluğuna yönelik hizmet sunmak ve belirlenen faaliyetleri yapmak üzere sermaye şirketi olarak kurulması, en az üç farklı ülkede aktif olarak faaliyet göstermesi, yıllık hasılatlarının en az %80'ini yurt dışındaki ilişkili şirketlerden veya şirketler topluluğundan elde etmeleri gerekiyor. Çalışma koşulları açısından, özellikle vergi uygulamalarında en önemli farklılık, bölgesel yönetim merkezleri ticari faaliyette bulunamazken, nitelikli hizmet merkezleri, ticari faaliyetle uğraşan sermaye şirketlerinden oluşması denebilir. Faaliyet alanları Bölgesel yönetim merkezleri ve nitelikli hizmet merkezlerinin faaliyet alanlarını aşağıda görebilirsiniz. Bölgesel yönetim merkezi: Yatırım ve yönetim stratejilerinin oluşturulması, planlama, tanıtım, satış, satış sonrası hizmetler, marka yönetimi, finansal yönetim, teknik destek, AR-GE, dış tedarik, yeni geliştirilen ürünlerin test edilmesi, laboratuvar hizmetleri, araştırma ve analiz, çalışanların eğitimi gibi faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti sağlanması. Nitelikli hizmet merkezi:
Görüldüğü üzere her iki grup kurumun faaliyet alanları büyük ölçüde kesişiyor. Ancak ortak olmayan faaliyetler de var. Bölgesel yönetim merkezleri yönetmelikte sayılan faaliyetlere ilişkin sadece koordinasyon ve yönetim hizmeti verebilirken, nitelikli hizmet merkezlerinin faaliyeti, sayılan faaliyetlere ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmetiyle sınırlı değil, söz konusu faaliyetleri de yapabiliyor. Bu çerçevede örneğin bölgesel yönetim merkezleri çalışanların eğitimine ilişkin koordinasyon ve yönetim hizmeti verebiliyor, nitelikli yönetim merkezleri ise eğitim hizmetleri de verebilecek. Mükellefiyet durumu Bölgesel yönetim merkezleri, yukarıda da ifade ettiğim gibi, ticari faaliyetle uğraşamıyorlar. Dolayısıyla, kurumlar vergisi mükellefiyetleri yok. Nitelikli hizmet merkezleri ise sermaye şirketi niteliğinde, ticari faaliyetle uğraşmak üzere kurulacaklar, dolayısıyla başta kurumlar vergisi mükellefiyeti olmak üzere, sermaye şirketlerine ait yükümlülükleri yerine getirecekler. Nitelikli hizmet merkezlerinin birçok özelliği olan vergisel işlemleri olacak. Esas işi gruba dahil yurt dışındaki şirketlere hizmet vereceklerinden, en önemli vergi konusu da muhtemelen transfer fiyatlandırması olacak. Vergi teşvikleri Ticari faaliyetle uğraşma yasağı nedeniyle bölgesel yönetim merkezlerinin kurumlar vergisi ve katma değer vergisi mükellefiyeti yok. Vergisel mükellefiyet esas olarak gelir vergisi stopajı açısından söz konusu olabiliyor, bu konuda da bazı vergisel teşviklerden yararlanabiliyorlar. Nitelikli hizmet merkezleri ticari faaliyetle uğraşan diğer sermaye şirketlerinin bütün yükümlülüklerine sahip olacaklar. Ancak bunlar için de kanun teklifinde son derece geniş vergisel teşvikler öngörülüyor. Vergi teşvikleri özetine tabloda karşılaştırmalı olarak yer verdim.
Kaynak:YMM Recep Bıyık / www.ekonomim.com |